Primer dismenorede sebep olarak herhangi bir patoloji

SERVİKAL KOTERİZASYON
Rahim ağzında izlenen yaralarda en sık uygulanan tedavi yöntemi koterizasyon (yara yakma) yöntemidir. Rahim ağzı yarası hakkında detaylı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Koterizasyon yani yakma işlemi rahim ağzında yara saptanan hastalara smear testi yaptıktan sonra smear sonucu normal ise yapılır.
Koterizasyon yöntemi ayrıca genital siğil (kondilom) tedavisinde de uygulanmaktadır.

İşlem normal jinekolojik muayene masasında uygulanır ve en fazla 4-5 dakika kadar sürer. İşlem sırasında lokal veya genel anestezi uygulanmasına gerek yoktur çünkü hasta hemen hemen hiçbir şey hissetmez. Bu nedenle hastanede veya muayenehanede rahatlıkla uygulanabilen bir işlemdir. Hasta jinekolojik muayene masasına alındıktan sonra öncelikle normal muayene spekulumu takılarak rahim ağzı (serviks) görünür. Daha sonra koter aletinin kaleme benzer ucu ile rahim ağzına dokunularak işlem yapılır. Son olarak spekulum çıkarılır ve hasta hemen ayağa kalkarak günlük hayatına devam edebilir. İşlemden sonra ağrı veya hastanın normal hayatını etkileyecek herhangi bir şikayet olmaz.

Rahim ağzında yara yakma işleminden sonra 1 ay cinsel ilişki yasaklanır. Bu sürede sulu, beyaz veya hafif pembe kırmızı akıntı olabilir. Ara ara lekelenmeler olabilir. Bu şikayetler bir kaç haftada geçer. 1-2 ay içerisinde yakılan yerdeki epitel hücreleri yenilenerek normal iyileşmiş görünüm alır.

Adet (regl) düzensizliği

Adet ağrısının (sancısının) şiddetli olması yani dismenore öncelikle primer dismenore ve sekonder dismenore olmak üzere ikiye ayrılır. Primer dismenore adetin ilk başladığı yıllarda başlayan sürekli adet sancısı olmasıdır. Sekonder dismenore ise önceden yokken genellikle 25-35 yaşları arasında sonradan bir nedene bağlı olarak gelişen dismenoredir.

Primer dismenorede sebep olarak herhangi bir patoloji veya hastalık yoktur. Burada ağrı tamamen doğal mekanizmalarla oluşmaktadır. Ağrıya sebep olan yumurtlama sonrası prostaglandin (PGF2α) denilem maddelerin salgılanması ve kanama zamanında rahmin kasılmalarıdır. Rahim içerisinde bulunan kanları atmak için kasılır bu da ağrıya neden olur. Doğum yapmayan genç kızlarda rahim ağzı dar olduğu için kanların boşalması zor olacaktır bu da daha fazla ağrıya neden olacaktır, doğumdan sonra ve genellikle 25 yaşlarında bu ağrılar hafifler.

Sekonder dismenore ise genellikle 25-35 yaşlarında sonradan bir sebebe bağlı oalrak gelişir. Burada sebep endometriozis, adenomyozis, myom, yumurtalık kisti, spiral, rahim içerisinde polip, enfeksiyonlar, PID, daha önce yapılan ameliyatlara bağlı karında yapışıklıklar, rahiç içerisnde perde (septum) bulunması gibi çok çeşitli olabilir. Rahim içerisinde perde olması (septum) ve rahim ağzının bazi ameliyatlar veya enfeksiyonlara bağlı zamanla daralması gibi durumlarda adet kanının dışarı atılması zorlaşır ve bu da ağrıya neden olur.

depresyon, aşırı kilo alma,

Bu tür durumlarda adet düzensizliğinden çok buna sebep olan stres, kilo gibi durumlar hastaya zarar verebilir. Bu sebeplerin düzenlemnmesi gerekir. Ancak adet düzensizliğinin sebepleri arasında myom, polip, hormon düzensizliği, yumurtlama bozukluğu gibi durumlar varsa bunlar da zararlı olabilir. Bu tür durumların netleştirilmesi, ilaçla veya gerekli ise ameliyatla tedavileri gerekir. Eğer sebep erken teşhis edilmezse ve tedavi geciktirirse örneğin adet düzensizliğine neden olan bir myomun büyümesi ileride daha fazla sıkıntılara yol açabilir. Adet düzensizliği olan hastaların bir kısmında yumurtlama düzensizliği vardır bu da hamile kalmayı engelleyici veya geciktirici etki gösterebilir.

Adet düzensizliği her zaman zararlı bir durum değildir hatta bazı hallerde adet düzensziliği normaldir. Örneğin adet görmeye başlanan ilk yıllarda (15-17 yaşlarda), emziren annelerde, korunma iğnesi kullananlarda adet düzensizliği normal ve beklenen bir durumdur.